AB Komisyonu AB 2020 Stratejisi kapsamında hazırlamış olduğu “2011 Yenilikçilik Birliği Rekabetçilik Raporu”nun detaylandırılmış içeriğini kamuoyuyla paylaştı.
Raporda AB ülkelerinin ekonomik krize rağmen Ar-Ge yatırımlarını azaltmadığına bilakis artırdığına dikkat çekilirken, AB ülkelerinin genel anlamda Ar-Ge hedeflerini geliştirmede yavaş olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte Avrupa’nın bilim ve teknolojide oldukça geniş ve yetenekli insan kaynağı havuzuna sahip olduğunun altı çizilen raporda, bu yetenekli insan kaynağından Avrupa’daki iş sektörünün yeteri kadar faydalanmadığı ve Çin’in bu anlamda ağırlığını artırdığı sonucuna dikkat çekiliyor.
Bilgi üretimi ve bilimsel yetenekte Avrupa’nın hala önemli bir oyuncu olduğuna değinilirken, yapılan araştırmaların sonuçlarından Avrupa’nın yeteri kadar faydalanmadığı sonucu çıkarılıyor.
Avrupa’da bilgi transferi çok hızlı değil
AB’ye üye devletlerin kamu araştırma işleyişini geliştirmek ve kamu-özel sektör işbirliğini artırmak için bir dizi reform sunduğu belirtilen raporda tüm bunlara rağmen Avrupa’da bilgi transferinin çok hızlı gerçekleşmediğine dikkat çekiliyor.
Avrupa’da bilginin yoğun olarak kullanıldığı sektörlerde sürdürülebilir ekonomik rekabet için daha hızlı yapısal bir değişim gerektiğinin altı çizilen raporda, Avrupa’nın bilim ve teknolojide uluslararası güç birliğini sürdürse de Amerika’yı yakalamakta geciktiği iddia ediliyor.
Tüm bunlarla birlikte raporda etkin bir araştırma ve yenilikçilik sisteminin ana özelliklerini ele almak için derinlemesine istatistikî ve ekonomik analizler ışığında 27 AB üye ülkesi ve 6 ortak ülkenin performansları değerlendiriliyor. Rapor ulusal araştırma ve yenilikçilik sistemlerinin güçlü ve zayıf noktalarını değerlendiriyor ve bu alanda oluşturulacak yeni ulusal politikaların dayandırılması için somut veriler sunuyor.
Raporda yer verilen diğer önemli bulgular ise şöyle:
· Avrupa’nın araştırma ve yenilikçilik alanındaki yatırımlarını artırması gerekiyor.
· Ekonomik kriz dönemlerinde araştırma ve yenilikçiliğe yapılan yatırımlar krizin olumsuz döngüsünü tersine çeviriyor.
· Yenilikçilik yatırımlarında arz yönlü ve talep yönlü politikaları bir araya getirerek daha “akıllı” uzmanlaşma stratejileri izlenmesi gerekiyor.
· Uygun nitelikte kalifiye iş gücü iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda yetiştirilmeli.
· Bütünleşme ve uluslararası çalışmalara açıklık yatırımların getirisini artırıyor.
· Düzenleme çerçevesinin zayıflığı Avrupa’da bilginin pazarlanabilecek ürünlere ve hizmetlere dönüştürülmesini engelliyor.
· Avrupa sosyal sıkıntıların aşılması konusunda teknolojik müdahale açısından güçlü bir potansiyele sahip.
· Daha yenilikçi ve hızlı büyüyen KOBİ’lere ihtiyaç var.
İçeriği genişletilen raporu yorumlayan Ulusal İnovasyon Girişimi kurucularından Cemil Arıkan, AB’nin 2020 stratejisini çok kritik buluyor:
“Bildiğiniz gibi Ar-Ge ve özellikle yenilik konularında AB bir önceki dönemde başarılı olamadı, dolayısıyla AB’nin 2020 stratejisi çok kritik. Zira, gerek Çin ve uzak doğu ülkeleri ile gerekse ABD bilimsel çıktıları ürün haline getirmekte yani inovasyonda zorlanıyor. Şu andaki strateji raporundaki iddialar ise aşırı iyimser görünüyor.”
Türkiye’ye gelecek olursak ülkemizin Avrupa Birliği içinde inovasyon performansında son sıralarda olduğunu belirten Arıkan, “Ancak Türkiye adına umutlanmamız gereken olgular da mevcut. Son yıllarda 30’a yakın inovasyon yeteneği indeksi parametrelerinin birçoğunda hızlı büyüyor olması bizim için olumlu” diyor.
Tüm bunlara rağmen Türkiye’nin ciddi bir inovasyon politikası olmadığını söyleyen Arıkan, bunun temel nedenlerinden birini pek çok oyuncunun olduğu bu süreçte ciddi bir orkestrasyon ve koordinasyon olmamasına bağlıyor ve şunları ekliyor:
“Yeni oluşturulan Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı’nın böyle bir süreçte önemli görev yapması beklenmelidir. Zira Türkiye'nin cari açık ve istihdam sorununun çözümünde ve global pazarda rekabet edebilme yeteneğini artırmadaki en temel unsur yenilik stratejileri olacaktır.”
bilgicagi.com |